Yıl 2010. Türkiye artık dünyanın lider ülkelerinden biri. Darbeler dönemi tarihe karışmıştır, ülkemizin artık demokrasiden geri dönüşü mümkün değildir. Ülkeyi hortumlayan çeteler ve güç odakları hergün birer birer tutuklanmaktadır.
Yakında belki de daha demokratik bir anayasa yapılacaktır, yahut ta en azından mevcut anayasada düzenlemelere gidilecektir. Daha özgür daha demokrat günlere doğru gidildiği aşikardır. Terör belasından da kurtulmuş bir Türkiye yi artık tutmak doğrusu pek mümkün değildir.
Devletin mantığı artık ilkokul mezunu işçi mantığı değildir. Üniversite mezunu memur mantığıdır. Devlet bünyesinde işçi kalmamıştır. Devlet tüm fabrikalarını özelleştirmektedir. Devletimiz artık memur devlet haline gelmektedir. Bundan böyle devlette ancak memur olunabilir. Oda üniversite okumakla mümkündür. Üstelik üniversite bittikten sonra kpss den yüksek not almanız gerekmektedir. Anlayacağınız ekmek artık arslanın ağzında değil midesinde dir.
Madem artık gelecek nesil için belediyelerde ve devlette kolayca işçi olma dönemi sona ermiştir. O zaman gelecek neslin önünde iki alternatif kalmıştır. Ya esnaf tüccar olacak, yahut ta okuyacak. Yada en kötüsü görmek ve duymak istemediğimiz, piyasada perişan olunması durumu söz konusudur. Günümüz piyasasında bir çok yakınımız düşük ücretle sigortasız çalıştırılmaktadır. Böyle kötü şartlarda çalışanların sayısı neyazık ki gittikce artmaktadır. Ne yapmalı ne etmeli neslimizin iyi eğitim almalarını temin etmeliyiz.
Geleceğin Türkiyesi okuyanlar ve ticareti doğru yapanların ülkesi olacaktır. Yalnız şu hususu unutmamak gerekiyor ki dünyanın en zor ticaret yapılan ve en zor okunabilen ülkesi yine Türkiye dir. Yarının geleceği gençlerimiz için her iki hususta da destekci olmamız gerekmektedir. İyi bir esnaf olabilmesi için gereken maddi desteği temin etmeli ve esnaflığın kaidelerini öğretmelidir. Okumak için ise sürekli destek gerekmektedir. Gençlerimizi dersanelere göndermeli ve bolca kitap okunmasını temin etmelidir.
Geleceğin dünyasında Türkiye , ABD ve Avrupa kadar önemli bir aktör olacaktır. Orta asya Türki çumhuriyetleri ve İslam Aleminin desteğini almış bir Türkiye Osmanlı yı bile gölgede bırakacak bir dünya devleti olmaya hızla ilerlemektedir.
Türkiye kendi içindeki tüm kısır tartışmalara rağmen, dünyadaki gelişmeler Türkiye yi ön plana itmektedir. Uluslar arenasındaki hadiseler Türkiyeyi dünya lideri olmaya zorlamaktadır. Esasen dünyanın da böyle bir liderliğe ihtiyacı bulunmaktadır. Başta Müslümanlar olmak üzere tüm dünya insanlığının ciddi sorun ve problemleri bulunmaktadır.
Büyük devlet olduk demekle büyük devlet olunamayacağı gerçektir. Değişimin öncelikle zihinlerde başlaması gerekmektedir. Almanya da, Japonya da metrolarda boş saga sola bakan kimseyi bulmak mümkün değildir herkes kitap okumaktadır. Bu ülkelerin kitap okuma oranları çok yüksektir. Öyleyse bizlerinde gazete ve kitap okuma seviyemizi ciddi şekilde arttırmamız gerekmektedir. Hiç değilse günlük bir gazeteyi mutlaka takip etmelidir.
Büyük devlet olmamın yolu. Kitap, Kültür,Edebiyat, Sanat tan geçmektedir. Bir taraftan karnını zor doyuran bir halk topluluğu, diğer taraftan büyük devletliğe soyunan siyaset bilimcilerimiz. Buda tabi ülkemizin ikilemlerini oluşturmaktadır. Her şeye rağmen tarihimiz ve dinimizden aldığımız güçle dünya lideri olacağımıza inancımız tamdır. Dünya liderliğine koşan Türkiye de Alucra lı da yerini almalıdır. Neslini okutmalı. Kültürlü bir Alucra oluşturmalıdır.
Devleti Aliye nin (Osmanlı devletinin) çökmesinin en önemli iki sebebi ilmi inkişafların duraksaması ve manevi yaşantıdaki zayıflama, lüks düşkünlüğü şeklinde tarif edebiliriz. Öyleyse bizlere düşen en önemli görev ilmi ve ilim yapan talebeleri desteklemek ve dinimizi mümkün olduğunca derinlemesine yaşamaya çalışmaktır.
Bugünkü hedefimiz dünyanın en zengin ülkesi olmak değildir. Zira en çok problem en zengin ülkelerde bulunmaktadır. Görülmektedir ki zenginlik mutlu olmaya yetmemektedir. O zaman gerçek mutluluğu dini hayat ve yaşantıda aramalıdır. Hedefimiz güçlü,eğitimli,adil bir devlet olmalıdır.
Zirveye çıkmak zordur. Ancak zirvede kalmak cok daha zordur. Zirvelere çıkabilmek için çok çalışmalıyız. Zirvede uzun yıllar kalabilmek içinse çok daha fazla gayret etmeliyiz. Osmanlı zirveye çıkmış ve altı asır zirvede kalmıştır. Türkiye’mizin de zirvelere çıkacağı günü hep beraber beklemekteyiz.
Alucra insanı bu tarihi oluşumda etkin bir rol almalı. Türkiyenin çıktığı bu zor yolda ilmin,inancın,azmin,fedakarlığın bayraktarlığını Alucra insanı yapmalı. Dünya liderliği Türkiye ye çok yakışır. Türkiye liderliği de Alucra insanına çok yakışır.Her konuda Türkiyenin lider ilçesi olabilmek için hep beraber gayret etmeliyiz. Birlik ve beraberliğini sağlamış bir Alucra görmek en büyük temennilerimiz arasındadır.
Sevgi ve muhabbetle…
Ersin BIYIKÇI
01.02.2010
ersin_bykc@yahoo.com