Merhaba değerli dostlar ;
Uzun bir aradan sonra bazı büyüklerimizi eleştirmek üzere yeni yazımı yazıyorum.
Belki bu yazımı okuduktan sonra bir çok kişi bana sitem edecek, ne gerek vardı böyle yazıya diye, ama yazmadan da bazı şeyler anlaşılmıyor. Kim ne yapıyor herkesin bilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Belli mekanlara,mercilere ulaştıkları zaman sevindiğimiz , gururlandığımız hemşerilerimiz , kimlerin yarasına merhem olmuşlar bilmek isteriz.
İstanbul’da yaklaşık 100 – 150 bin Alucralı olduğunu düşünürsek her mevkide , her kademede azda olsa hemşerilerimizin varlığından haberdar olduğumuzu söyleyebiliriz.Müdür olanda var, Belediye Başkan Yardımcısı olanda , siyasette üst yerlerde olanda…
Peki Şimdi ben soruyorum ; Nerde bu Alucra’nın hatırı sayılır büyükleri ,Nerde İş adamları ,Nerde siyasetçileri ? Soruyorum Alucra’nın Gençlerinin iş sorununa kim merhem olacak? Hastanede ,belediyede , bürokrasi çıkmazında sıkışıp kalan Hemşerilerimizin imdadına kim yetişecek? Nerde Alucralı Meclis üyeleri, Nerde Bürokratlarımız…
Daha çok Son dört senedir Alucralı hemşerilerimizle sıkı sıkıya bir bağım olması hasebiyle günde hemen hemen 10 , 15 kişiyle Alucralının sorunlarını konuşma fırsatı buluyorum.Özellikle Genç nüfus dertlerini ve sorunlarını dinleyecek , kendisine yardımda bulunacak bir veya iki kişi dışında kimsenin olduğuna inanmıyor.Artık iş istememiz dahi karşımızdakinin gözünde suçmuş gibi algılanıyor düşüncesindeler.Kendi hemşerimizin yanına giremezken , elin yabancısı güler yüzle karşılıyor.
Bu insanların böyle sitemkar olmasının nedeni ilgisizlik ,vurdum duymazlık değil de sizce ne olabilir ?
Aslına bakarsanız benim kanaatim biraz daha farklı , adamların hakkını yememek lazım mümkün mertebe gerekli yerlerde iş bitirebiliyorlar , istediklerinin Dertlerine derman oluyorlar. Kendi çevrelerinden,akraba,yeğen,kuzen ,amcaoğlu vs. fırsat olurda akıllara düşerlerse ,diğer arkadaşlara da sıra geleceğini düşünüyorum.
Alucra insanı öyle vefakardır ki ; bunun örneklerine Alucra sitelerinden ulaşabilirsiniz.Ahde vefa nasıl yapılıyor , Bizim insanımız , gençlerimiz malta köşkündeki yemekte Aydın DELİKTAŞ’LIYA , Dualarıyla , Muhabbetleriyle Selahattin SÜLEYMANOĞLU’NA göstermiştir.
Mütevaziliğiyle mükemmel bir insan olan İsmail HASBAL’IN mermi hızında yağan yağmurun altında Tophanede bir Alucralı gencin işini yapabilmek için nasıl koşturduğuna , Topkapı’da , Zeytinburnu’nda Avni AYDIN’IN ; Giresunlu , Alucralı Bürokratlarımızla görüşmek için nasıl mücadele verdiğine , her türlü organizasyonda ve sıkıntılarımızda bir telefon kadar yakın olan Necdet BEKÇİ’NİN Bürokrasi çıkmazında elinden gelen çabayı nasıl gösterdiğine de ben Şahidim.
Şayet söyleyecek çok şey var ama,yazıyı da fazla uzatmak istemiyorum.Belirtmek istediklerimi anladığınızı düşünüyorum.
Son söz olarak diyorum ki ; Değerli Alucralı Büyüklerimiz , Ya Hemşerilerinize , Gençlerinize sahip çıkın , yada UNUTULACAKSINIZ.
NOT: Hemşerilerine Gerekli desteği veren büyüklerimiz yazının muhatabı değildir.