7 Eylül 2010 Salı  
   ÇOK OKUNANLAR







   GÜNCEL HABERLER
   ANKET
AŞAĞIDAKİ TV.KANALLARINDAN EN ÇOK İZLEDİĞİNİZ KANAL HANGİSİDİR.
MAKALELER
Dr.Vinay Goyal.
Bütün cepheleri ile domuz gribi salgını!

Domuz gribi, vatandaşlar arasında paniğe sebep oluyor. Bir kere ismi Türkler için çok antipatik, 'Domuz kılı var' diye dişini siyah kıllı diş fırçası ile fırçalamaya korkan asil ve necip Türk milleti, inanın bu gribin adı 'Deve Gribi' olsaydı, bu kadar korkmaz tedirgin olmazdı.
Elleri yıkamak, maske takmak, öpüşmemem gibi bildiğiniz tedbirler dışında da yapılabilecek işler var.
Diyetisyen Selma Önelge Gür'ün Beslenme ve Diyet sitesinde yer alan aşağıdaki yazısı bilhassa doğru şeyler yiyerek değil sadece domuz gribi, çeşitli enfeksiyonlarla nasıl baş edebileceğimizi anlatıyor:
'BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİN GÜÇLENMESİ İÇİN NELER YEMELİYİZ?
A, D, C ve E vitaminleri bağışıklığı güçlendirir ve geliştirir. Koyu yeşil, sarı, turuncu, kırmızı renkli sebze ve meyvelerde ise karotenoidler bulunmaktadır ve vücutta retinole dönüşerek A vitamini etkinliği gösterirler. D vitamini kaynağı olarak süt, peynir ve balık ilk akla gelenlerdir. E vitamini ayrıca antioksidan olarak da değerlidir. Ceviz, fındık, ayçiçeği çekirdeği ve diğer tohumlarda, yağlarda, tahıllarda bol miktarda E vitamini bulunmaktadır.
Demir, magnezyum, selenyum, çinko minerallerinden yararlanılmalıdır. Güçlü bir bağışıklık sistemi için bunlardan zengin yiyecekler tüketilmelidir.
Protein gereksinimi yeterince olmalı, günlük alınan toplam yağ azaltılmalıdır. Yeterince protein ve daha az yağ kullanımı bağışıklık sistemimizin dostudur. Aşırı yağ kullanımı bağışıklık sistemini baskılamaktadır. Özellikle hayvansal yağlar iyice azaltılmalı, trans yağ içeren yiyecekler kullanmamalı, bitkisel yağlardan zengin bir beslenme programı oluşturulmalıdır.
Günde 2 su bardak süt içmeli ya da yoğurt yemelidir.
Süt ya da yoğurt 40'dan fazla besin öğesinin tamamına yakınını bileşiminde bulundurur. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için gerekli Riboflavin, B12, B6, B1, niasin ve folik asit içerir.
Meyve ve sebze tüketimi arttırılmalıdır.
Garnitür olarak sebzeleri kullanın.
Fırında pişen hamur işlerinde sebze ve meyve kullanın.
Sebzeleri karıştırarak kullanın.
Omleti sebzelerle zenginleştirin.
Salatasız sofraya oturmayın.
Dışarıda yemeklerde meyve ve salata sipariş edin.
Sebzeli sandviçler hazırlayın.
Günde en az bir kez A vitamininden zengin sebze, meyve seçin.
Günde en az bir kez C vitamininden zengin meyve seçin.
Buzdolabınızda yıkanmış, yemeye hazır mutlaka mevsim meyvelerini depolayın.
Sebze ve Meyvelerin Rengi Sarı, Yeşil, Koyu yeşil, Turuncu ve Mor Olmalıdır. Sebze ve meyvelerde bulunan fito-kimyasal bileşikler karoteinoidler, isoflavinoidler, izotiyosiyanatlar, organosülfidler, terpenoidler antioksidan özellikler gösterirler.
KOYU YEŞİL Ve Koyu yeşil YAPRAKLI SEBZELER; Mutlaka günde 1/2 su bardağı pişmiş veya 1 su bardağı çiğ olarak yenilmelidir.
Brüksel lahanası
Bezelye
Roka
Tere
Radika
Semizotu
Turp otu
Asma yaprağı
Ebe gümeci
Maydanoz
Brokoli
Ispanak
Pazı
Marul
TURUNCU RENKLİ SEBZE VE MEYVELER; Günde en az bir kez tüketilmelidir.
Kuru Kayısı
Kavun
Havuç
Portakal
Balkabağı
Mandalina
Yerelması
SARI VE AÇIK YEŞİL RENKLİ SEBZE VE MEYVELER; Günde en az bir kez tüketilmelidir.
Yeşil elma
Avokado
Muz
Pırasa
Lahana
Karnabahar
Kereviz
Rezene
Kivi
Taze soğan
Limon
Kuru Soğan
Ayva
Sarımsak
KIRMIZI SEBZE VE MEYVELER; günde en az bir kez tüketilmelidir.
Elma
Kırmızı üzüm
Kırmızı erik
Kırmızıbiber
Nar
MOR SEBZE VE MEYVELER; Günde en az bir kez tüketilmelidir.
Şalgam
Yaban mersini
Kırmızı soğan
Mor üzüm
Böğürtlen
Mürdüm eriği
Mor lahana'
Bir de şu var:
Dr.Vinay Goyal: Yoğun bakım ve Tiroit uzmanıdır. MBBS, DRM DNB. 20 yıldan fazla klinik tecrübesi vardır.
Hinduja Hastanesi, Bombay hastanesi, Saife Hastanesi, Tata Memorial hastanesi gibi önemli kurumlarda görev yapmıştır.
Şu anda Malad'da, Riddhiviayak Cardiac and Critical center'da Nükleer ilaç
departmanı ve tiroit klinikleri şefi olarak görev yapmaktadır.
Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz yoluyla olmaktadır. Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her türlü önleme karşı H1N1 virüsüyle temas etmekten kaçınmak veya korunmak imkansızdır. H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar önemli değildir.
Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonların gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz.
1. Ellerin sıklıkla yıkanması
(Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)
2. 'Hands-off-the-face' 'Ellerinizle yüzünüze dokunmayın' yaklaşımı. Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.
3. Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanız listerin kullanınız). H1N1 'in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.
4. Yukarıdaki 3. Önleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz. *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarsilerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.
5. Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.
6. Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler. H1 N1 virüsü mide'de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez. Sağlıklı günler dileğiyle.
Dr.Vinay Goyal.


ahmetc@gunes.com


  ÜYELİK
  Kullanıcı Adı
  Şifre
 
  Üye ol
  MAKALELER
EVET
YILDIRIM KILIÇKAYA
ÇİFTÇİ GELİŞİM PROJESİ
İSMAİL HASBAL
ALUCRA ARKADAŞLIĞI
ERSİN BIYIKÇI
HALİL GÜLALDAN HEMŞERİLERİNE...
HALİL GÜLAL
Bütün cepheleri ile domuz gribi ...
Dr.Vinay Goyal.
AMACIMIZ NEDİR?
YAKUP YELEKOĞLU
Tüm Makaleler
  İlanlar
ALUCRA M.Y.O YARDIMLARINIZI BEKLİYOR. ( HESAP NUMARALARI İÇİN TIKLAYINIZ.) TAAHHÜTLER LİSTESİ
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Memuru Alım İlanı
  Rüya Tabiri
  NAMAZ VAKİTLERİ
  İstatistik
Aktif Ziyaretçi Sayısı 1 kişi var.
Bugün 154
Toplam 541663